Paylaş

Tekliğini ve yüceliğini algılayamayıp da sırf soyutluğunu kavrayamıyor diye kuşumsu beynimizle somut Allah şekillendireceksek ve ellerimizle de demokratik ilahlar seçtiğimizi zannedeceksek gün yüzü görmeyelim yâRab! Ebu Leheb’in elleri gibi kurut bizim ellerimizi – dillerimizi!

Katilin – caninin, tacizcinin – tecavüzcünün, vurguncunun – soyguncunun, yalancının – sahtekârın, yalakanın – yandaşın, hainin – işbirlikçinin olmadığı bir düzen kuramadık vesselâm. Devletin malını yerken milletin validesine sövenler ile 80 değnek karşılığındaki iftira suçundan 7/24 trollük adı altında maaşlı meslek belirleyenlere ve bankamatik kartından bunun ekmeğinin yiyenlerle bırak aynı yıla çıkmayı aynı dünyada yaşamaya bile tahammülümüz yok yâRab; ya batsın böyle dünya ya çıkamayalım girdiğimiz yıldan!

Senin âyetin olan hayvanlara Türkiye’de yapılan dehşetli muamele ile Doğu Türkistan’da Çin’in Müslüman Türklere yaptığı muamele bile aynı. Bu feryatlara ve âhlara rağmen Süper Lig’den, favori dizilerden, daha uzağa tükürme yarışmalarından asla taviz vermeyen biz necip Türk halkına ve 9-10 senedir ona eklemlenen 4-5 milyonluk necip Arap halkına (ve sairât) 2019’un rahatlığını 2020’de verme yâRab!

Senede Bir Gün şarkısı uyarınca Müslümanlığını ya Yılbaşı ya kandil gecesinde hatırlayan, cahiliye zebanilerinin kız çocuklarını diri diri toprağa gömmesi gibi çocuklara tecavüz edip öldüren çağdaş zebanilere akmayan musluk kadar bile ‘tıs’lamayanlara hac-umre, iftar-sahur, mevlid-mukabele, tespih-seccade yüzü gösterme yâRab!

Cumhurbaşkanlığı forsundaki 16 büyük devleti bırak Türk tarihindeki yüzlerce devletin hiçbirisinin başına gelmeyen; hem içinde yaşamaya devam edip hem kurucusuna sövülen, hem hapur-hupur götürüp hem de ‘laik devlet’le başlayan sinkaf cümleleri edilen, çay denilen bitki yaprağından ekmek bulmalarına sebep olan Atatürk ve İnönü’nün ismine – cismine bile tahammül edemeyen benim Rizeli hemşerilerim gibi Atatürk düşmanlığını dindarlığa bağlayanların varlığıyla mümkünse bizi 20 yıl boyunca hemzemin eyleme yâRab! Hele hele belediyede – bürokraside yükselmenin “Ben de biraz söveyim, devrandır” noktasından geçtiğini keşifle cibilliyet serdedenlerin kalplerini kül tablası eyle!

Vahşi kapitalizmin çarklarında ezilen Müslüm Akbaş’ı bedeniyle ve ruhuyla öldüremedikten sonra ancak sosyeteye meze olunca adam yerine koyan; adam öldükten 5 yıl sonra arkasından acıdan para filimleyen ve 5 kuruşunu bile sokak çocuklarına nasiplendirmeyen ne kadar sahte – yeni yetme Müslümcü varsa onları “Ölüyorum Kederimden”e göm yâRabbi!

Milyarlarca gezegenden birinin milyarlarca canlısının yüzbinlerce yıldır yaşayan bir türüyüz. Son 15-20 bin yılda bize verdiğin ve ikide bir elçilerle – ulaklarla takviye ettiğin sorumluluğumuzda geldiğimiz nokta budur. Bu tür içerinde bizim de hasbelkader içinde bulunduğumuz ve aynı sorumluluğun bir benzeri gereği varlığımızı armağan etmeyi görev zannettiğimiz milletimiz için de hassaten yâRab; 2020 yerine 2120’ye atlasak, biz ve sonraki birkaç kuşakla birlikte yeryüzünden silinsek de bizle beraber bu aymazlık, bu paçozluk, bu kalın kafalılık, bu şirretlik, bu hâl bilmezlik, bu çokbilmişlik, hani şu aklın ambalajını bile açmama hastalığı, hani o hep birbirini düşman belleyip de “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” sakızını umuma açık yerlerde şişirip patlatma arsızlığı ve şeyine göre din uydurduğu halde her canı sıkıldığında “Bana çabuk Tanrı’yı bağlayın” şeytanlığı da yerin dibine girse.

Vallahi de.

Rabbenâ! Ulu Tengri! Hüdâvend! My God! Bolşoy Bog! Yüce Manitu! Mahan Bagavân!

One thought on “YENGİ YIL YAKARMASI (NEGATİF DUA)”
  1. Yazınızın tamamına (zaman zaman tebessüm ederek) AMİN diyor ve merhum Ozan Arif’ten bir dörtlük ilave ediyorum.

    Sen kini, sevmezsin, istersen yükle,
    Yani, günahıma bunu da ekle,
    Hesabım var yedi-sekiz köpekle,
    Sormayı da nasip eyle Yarabbi. (Ozan Arif)

    Dedim gitti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir