Paylaş

Emek Partisi, Türk Metal ile MESS arasında imzalanan sözleşmeye dair açıklama yaptı. 
Emek Partisi (EMEP) Kocaeli İl Başkanı Arzu Erkan imzalı yapılan açıklamada, “Türk Metal üyesi işçilerin yaşadığı tablo örgütsüzlüğünün sonucudur. İşçiler her kararı sendikacıların insafına bırakmış, bu süreçte inisiyatif sahibi olamamıştır. Bunun tek bir yolu vardır, işçilerin sendikal bürokrasiye rağmen en küçük üretim birimine dayanan, kendilerinin kurduğu komiteler etrafında birleşmesidir” denildi. 


EMEP Kocaeli İl Başkanı Arzu Erkan imzalı açıklama şöyle: 


“Türk Metal ile patron sendikası MESS arasında sürdürülen görüşmelerde anlaşma sağlandı. Anlaşmayla; metal işçilerinin saat ücretlerine ilk altı ay için yüzde 17 zam, ikinci altı ay içinse yüzde 6+enflasyon farkı, üçüncü ve dördüncü altı aylar içinse enflasyon oranında zam yapılacağı açıklandı. Varılan anlaşma sendika yöneticileri tarafından ‘zafer’ olarak adlandırıldı. Aylardır fabrikalarda ‘kriz var, aman beklentiyi düşük tutun, yüzde 12-13 olursa iyidir’ diyen sendikacılar, işçilerin beklentilerini en aşağı çekmeyi başarırken, ortaya çıkan sonuç işçilerce de olumlu olarak karşılandı. 
Sendikacılar tarafından ‘zafer’ olarak adlandırılan sözleşmeye yakından bakınca söyleyenecek tek şey; bu sözleşme yoksulluğa devam sözleşmesidir!
Neden mi? Her şeyden önce iddialı sözlerle açıklanan rakamlar enflasyon nedeniyle yaşanan kayıpları karşılamaktan çok uzaktır. Sendika taslağının oldukça gerisine düşmüş, üstelik kağıt üzerinde yapılan kalem oyunları ile TUİK’e bile rahmet okutmuştur. 


‘ZAFER O 100 LİRANIN ARKASINDA GİZLİ’


Türk Metal taslağına göre; 15.55 TL’nin altındaki saatlik ücretlere 15.55 TL’yi geçmeyecek biçimde 75 kuruşluk iyileştirme yapılacak, bunun üzerine de tüm saat ücretlerine yüzde 20 zam yapılacaktı.
Şimdi Türk Metal diyor ki; yüzde 20 istedik yüzde 17 aldık! Nerede kaldı çekme! Üstelik sendika yöneticileri bu konuda işçileri açıkça kandırmaktan geri durmayarak 12 liraya kadar saat ücretlerine 30 kuruşluk zam aldıklarını söylediler. Peki neyi gizleyerek, 12 lira saat ücretinin kalmadığı gerçeğini gizleyerek. Asgari ücrete gelen zammın ardından en düşük saat ücreti 13,08’e çıktı, zaten sözleşme imzalanmasaydı bile Şubat ayında metal işçisi bu farkı alacaktı. Bu sözleşme ile ne mi oldu? Yeni işe giren işçinin saat ücreti 13,60 oldu! Yani bu büyük başarı hikayesinin altında yatan gerçek işe yeni giren işçinin asgari ücretten sadece 100 lira daha fazla alacağı. Zafer mi, işte o 100 lirada gizli!


Sendikaların ortaya çıkış nedeni işçi arasındaki her türden rekabeti ortadan kaldırmaktır. Bu sözleşme eski işçi ile yeni işçi arasındaki ücret farkını azaltmak şöyle dursun iyiden iyiye artırmıştır. Bir yanda 450-500 lira zam alan işçiler (ki bunlar çoğunluktur örneğin Ford Otosan’ın neredeyse yüzde 60’ı) bir yandan 950-1000 lira zam alan işçiler. Zafer mi, ücretler arasındaki makası açmak olmuştur!


Bursa mitinginde kürsüden konuşan Türk Metal genel başkanı Pevrul Kavlak ‘TUİK’in belirlediği enflasyon, gerçek enflasyon değil. Çarşı-pazar öyle demiyor. Bu rakamları belirlerken hangi marketten alışveriş yapıyorlarsa bize de söylesinler bizde gidip oradan alış veriş yapalım’ demişti. 


Her zaman olduğu gibi söylediklerini masada unutan Kavlak; son 12 ayda ev eşyasında yüzde 19, gıda da yüzde 20, taze meyve sebzede yüzde 25, elektrikte yüzde 65, doğal gazda yüzde 56,8 olan fiyat artışlarını görmezden gelmiştir. Metal işçisini bir kez daha enflasyona ezdirmiştir!


‘5 ŞUBAT GREVİ SAHİPLENİLMELİDİR!’


Az çok demokratik bir işleyişe sahip sendikalarda toplu sözleşmeler işçilerin onayı alınmadan imzalanmaz. Bu dönemde işçilerin bu talebini yok sayan Türk Metal işçilere sormadan, bir oldubittiye getirerek sözleşmeyi imzaladı. Birleşik Metal-iş Sendikası ise tabandan gelen işçi baskısı nedeniyle imzalayamadı ve fabrikalarda  işçilere sormak durumunda kaldı. İşçiler de bu oranları kabul etmeyerek “grev” dedi. 5 Şubat’ta 37 fabrikadan 10 bin metal işçisi sefalet zammını kabul etmeyerek greve çıkacak. Türlü ayak oyunları ile düşük ücrete mahkum edilen tüm metal işçilerinin grevidir Birleşik Metal-iş üyesi işçilerin grevi. Ağır çalışma koşullarına karşılık işçilere reva görülen ve yoksulluğu sürdürmekten öteye gitmeyen tüm ücretlere itirazın adıdır 5 Şubat grevi. O nedenle de başta metal işçileri olmak üzere tüm işçilerce sahiplenilmedir!
Türk Metal üyesi işçilerin yaşadığı tablo örgütsüzlüğünün sonucudur. İşçiler her kararı sendikacıların insafına bırakmış, bu süreçte inisiyatif sahibi olamamıştır. Bunun tek bir yolu vardır, işçilerin sendikal bürokrasiye rağmen en küçük üretim birimine dayanan, kendilerinin kurduğu komiteler etrafında birleşmesidir. Bu yapılmadan işçiler söz, yetki ve karar sahibi olmadan kendi geleceğini ellerine alamazlar. Şimdi metal işçilerinin kendi iç örgütlülüğünü sağlamak üzere harekete geçmesi ve greve maddi-manevi dayanışması örgütlemesi zamanıdır! Ancak ve ancak birleşerek kazanırız!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir