Paylaş

 

“Kurtuluş Savaşı sırasında Adana’nın düşman işgalinden kurtarılması için savaşan, Ermenilerle mücadele ederek tarihe “Kara Fatma” olarak geçen, İstiklâl Madalyalı Fatma Özişçi, şimdi kilise önünde dilenerek yaşam mücadelesi veriyor. Adana’nın en işlek caddesine adı verilen ve heykeli dikilmesi düşünülen 84 yaşındaki Fatma Özişçi, “Ben bu vatanın kurtuluşuna dilenmek için hizmet etmedim” diye yakındı”

Yukarıda okuduğunuz paragraf, 1988 Nisan ayında Kara Fatma’yı sokakta dilenirken gören Hürriyet muhabiri Saaddettin İnce’ye aittir.

1905 yılında Tunceli’nin Malazgirt ilçesinde doğan Fatma Özişçi, nüfus kaydına göre Hüseyin ve Arife’nin kızı…Fatma 1,5 yaşındayken ailesi Adana’ya göç etmiş. Yurdun düşman işgaline uğradığını gören Fatma Özişçi, elinde silah, çocuk sayılabilecek yaşına rağmen Fransız ve Ermenilere karşı koymuş.

Fransızlara karşı savaşırken iki defa süngü ile yaralanan Fatma Özişçi 2 Fransız askerini öldürmüş 10 askeri de yaralamış bir kahramanımız…

Dikkat buyurunuz; Fransızlara karşı savaşırken…

***

Bir başka Kara Fatma’mız Fatma Seher hanımdır. Milli Mücadelede cepheden cepheye koşan Erzurumlu Fatma Seher Hanım’ın İzmit Yunan işgali altındayken Yunana karşı verdiği destansı mücadeleden kısa bir alıntı;

“İzmit Yunan İşgâli altındaydı. Müslümanlar nefes bşle alamıyorlardı. Yunanlarla beraber Rum ve Ermeni çeteler halka, akla hayale gelmeyecek zulümler yapıyorlardı.

Bir cuma gecesi Beşevler civarında Kabakça köyünden bir haber geldi.

“-Bizim köyden Mehmed’i bu gece gerdeğe koyduk. Tam bu sırada köyümüzü Yunanlılarla beraber Rum ve Ermeni çetesi bastı. Eve girdiler. Zavallı Mehmed’i bağladılar. Elbisesini soyup yere serdiler. Sonra taze gelini gözü önünde yatırdılar, gâvurların yirmibeşide…”

Haberi getiren köylünün nefesi tutuldu. sonunu söyleyemedi. Nihayet hıçkırarak bağırdı;

“-Kara Fatma, Allah aşkına, din aşkına imdat!”…

Kara Fatma onyedi kişiyle Kabakça’yı sardı. Zalimler, köyün bütün genç kızlarını gelin evine doldurmuşlar, naralar atarak, hora teperek, sirtaki oynuyor eğleniyorlardı. İffetli Türk kızlarının boğuk feryatları bu hapis gürültüler arasında o kadar yanık, o kadar tüyler ürpertici geliyordu ki, onyediler Kara Fatma’ya bir an bile beklemeye tahammülleri olamayacağını ilettiler. Gerekirse hepsi şehit olacaktı.

Tam bu sırada evden iki haydut çıktı. Bir kızı saçlarından tutmuşlar, avludaki samanlığa doğru sürüklüyorlardı, Samanlığın kapısına geldikleri zaman onyedilerden iki kişi ile Kara Fatma’nın oğlu uzaklardan yetiştiler ve o iki haydutu hiç ses çıkartmadan boğup yere attılar.

O sırada bir kaç haydut daha iki kızı sürükleyerek evden çıkardılar. O zaman Kara Fatma daha fazla beklemeyi faydalı bulmadı ve erkeklere garip görünen bir kükreyişle bağırdı;

“-Ateş!”

Onyediler her taraftan evi ateş altına aldılar. Evde sirtaki yapan, eğlenen haydutlar şaşırarak dışarı fırladılar. Dördü zor kaçabildi. Yirmibiri domuz gibi yere serildiler. Onyedilerden iki kişi yaralandı. Kara Fatma, gelin evine girdiği zaman mazlum gelinle, o yaşından yirmi yaşına kadar beş – on kız yemenilerinden iffetlerine kadar her şeyleri berbat olmuş, baygın yatıyorlar, dünyada daha canhıraş olanına tesadüf edilmesi imkanı tasavvur edilemeyen bir şenâete şahid olan zavallı Mehmed, kollarıyla ayakları bağlı, bir köşede deli deli bakınıyordu…

Üç dört gün sonra ordu, İzmit üzerine taaruza başladı. Kara Fatma orduya iltihak etti. Ordu saflarında İzmit önünde dört gün harp etti.

Dört gün sonra 12 Haziran 1337’de ordu ile beraber Muzafferen İzmit’e girdi.

***

Bunları neden yazdım?

Fransız işgalinden, ya da Yunan işgalinden kurtuluş günleri her ilde törenlerle kutlanır.

Bazen öyle garip uygulamalara şahid oluyoruz ki, duygularımızı ifade etmeye kelime bulamıyoruz,

Yunan işgalinden kurtuluşumuzu, Yunan’ın sirtaki dansı ile yapmak,

Fransız Vals dansı ile kurtuluş kutlamak ihanet değilse, gaflet de değilse nedir?

Yoksa birileri savaşı Yunanlıların kazandığını mı zannediyorlar?

Öyle ya,

Kara Fatma’ların çarşafına zincir vurup, sonra gâvur gibi soyarak etrafında oynarsanız, akşam balosunda da Vals dansları yaparsanız.

Tarafınız, Kara Fatma’ların yanı değildir!

“Mustafa Kemal’in Askerleriyiz!” diye, yeri göğü inleterek slogan atanlar! Neredesiniz?

 

H OSMAN SARAÇ

KANDIRA T TİPİ 1 NOLU KAPALICEZAEVİ A/6

Kandıra KOCAELİ

11/10/2021

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir