Paylaş

 

KARABAĞ NE İSE KERKÜK ODUR!

I. Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle birlikte Irak Türkleri, büyük bir zulmün ortasında kaldı.

Irak’ın gerek krallık gerekse cumhuriyet dönemlerinde Türkmenler, ardı arkası kesilmeyen işkencelere maruz bırakıldı. Zincirleme yaşanan katliamlar, idamlar, sürgünler, arazi gaspları, asimilasyon politikaları günümüze kadar hız kesmedi.

Dikta rejiminin 2003 yılında devrilmesinin ardından Türkmenler, ilk darbeyi Irak Anayasasıyla yedi. Akabinde, yasaya güvenerek ABD güçlerini arkasına alan Peşmerge yönetimi, başta Kerkük olmak üzere tüm Türkmen bölgelerine karşı silahlı saldırıya geçti.

Peşmerge yönetimi boyunca Türkmenlerin uğradığı acımasız politikalarının yanında Kerkük’ün demografik yapısı da suni yollarla değiştirilmeye çalışıldı. 2003 yılında 850.000 olan Kerkük’ün nüfusu, 2017 yılına kadar 1.800.000’e vardı. Kerkük’ün nüfusundaki bu artışı doğal olmamakla beraber özellikle Irak’ın kuzeyinden gelen toplu göçlerin bir tezahürü olarak 14 yılda iki katını geçti. Birkaç yıl içinde, Kerkük’ün sayıları bir milyonu geçen davetsiz misafirleri, sistematik bir şekilde kayıtları yok edilen arsalara yerleştirilirken Kerkük’ün 1000 yıllık demografik yapısı yerle bir edilerek, kamuoyuna Kerkük’ün asıl sahipleri kendileriymiş imajı verilmeye çalışıldı.

Peşmerge yönetimi işi daha ileriye götürerek Eylül 2017’de, Kerkük’ü de içine alacak şekilde tasarlanan bir bağımsızlık girişiminde bulundu. Başarısızlıkla sonuçlanan referandum girişiminin ardından ise peşmerge, 16 Ekim 2017 tarihinde, Irak ordusu ile Haşit el- Şabi’nin askeri harekâtı ve Türkmenlerin sarsılmaz duruşuyla çil yavrusu gibi arkasına bakmadan Kerkük’ten kaçtı.

Her şeyin aslına rücu ettiği gibi Kerkük’ün demografik yapısı da bu dönüm noktasıyla aslına dönmeye başlamış; şehre göç eden yüz binler, 16 Ekim 2017 günü, peşmergenin peşinden şehirden kaçarlarken araç kuyrukları kilometreleri bulmuştu. Bu kaçış sonrası ise Kerkük, 2003’ten beri ilk kez istikrara kavuşmuştu.

Bugüne geldiğimizde ise üzülerek şunu görmekteyiz ki bu ehveni şer sükunet Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan’ın hem merkezi hükümetle hem Irak’ın kuzey yönetimiyle hem de Türkmen siyasilerle bir araya geldiği ziyaretinin hemen ardından, Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani’nin ani kararıyla Kerkük’te, 33 karakolun peşmergelere teslim edileceği duyuruldu.

Söz konusu bu karar, Kerkük’ün asıl sahibi Türkmenler saf dışı bırakılarak alınmıştır. Gizli kapılar ardına alınan bu karar, aniden mecliste oylamaya sunulmuş; meclisteki tek Türkmen milletvekili Erşat Salihi’nin itirazları ve Kerkük konusunda Türkmensiz herhangi bir kararın alınmasının kaosa yol açacağı uyarılarına rağmen onaylanmıştır.

Türkmenlerin onayı olmadan Kerkük için alınacak her karar geçersizdir.

Bu yapılanlar 6 yıldır gözle görülür biçimde süren istikrar ve sükûnetin ardından yaşanan gelişmeler, Kerkük’te kargaşa ve cinayetlerin tekrardan başlayacağı anlamına gelmektedir.

Kocaeli Milli Kuruluşlar birliği üyeleri olarak “Barışın ve huzurun sağlanması için, tarihin de kendisine yüklemiş olduğu misyonla, Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin kötü senaryoları göz önünde bulundurarak, olası bir çatışmada, Türkmenlerin zarar görmemesi için, garantörlük görevini üstlenmesini arzu ediyoruz.

 

Aksi takdirde, bölgede eşi benzeri görülmemiş bir kargaşa hâkim olacaktır. Bölgeyle alakası olmayan devletler, Türkmenlerin ve dolayısıyla Türklerin kaderiyle oynayacaklardır. Unutulmamalıdır ki Bizim için Karabağ ne ise Kıbrıs ne ise Kerkük de odur.

Etnik yapısı zedelenmiş ve son bir darbe daha vurulmaya çalışılan Kerkük meselesi, çoktan beridir bölgesel bir sorun olmaktan ziyadesiyle uzaktır. Burada yaşayan halkın selameti ve açıkça Türkmenleri ortadan kaldırma politikasına dönüşen bu fiillerin son bulması için Devletimizin müdahale etmesini arzu ediyoruz.

Kocaeli Millî Kuruluşlar Birliği olarak Irak Türklerinin her zaman ve her şartta yanındayız.

Cumhurbaşkanımızın Bağdat ziyareti öncesinde devlet yöneticilerimizden ciddi diplomatik hamleler bekliyoruz.

Kerkük Irak’taki son kalemizdir.

Kerkük’ün etnik veya mezhepsel olarak ayrıştırılmasına göz yumulmamalıdır.

Bu görüş ve önerilerimizi evvelemirde Yüce Türk Milletine, akabinde de Devletimizi yönetenlerin bilgilerine ve kamuoyuna,

Saygılarımızla arz ederiz.

 

Kocaeli Milli Kuruluşlar Birliği

Haber

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.