Paylaş

Alın terleri ve emekleriyle topraklarımıza umut eken, tarıma, sofralarımıza ve yaşama can katan tüm çiftçilerimizin de 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Gününü kutluyorum.

Ülkemizin içinde bulunduğu ağır ekonomik koşulların en fazla etkilediği mesleklerden biri de hiç şüphesiz çiftçilerimizdir. Özellikle son 10 yıldır ardı arkası kesilmeyen akaryakıt zamları çiftçilerimize- köylülerimize illallah ettirmiş durumda. Bugün bir traktörün deposu 3 bin liradan aşağı dolmuyor. Zirai ilaç fiyatları, gübre fiyatları her yıl katlanarak artıyor.

Mazot fiyatı artıyor, ilaç fiyatı artıyor, gübre fiyatları artıyor çiftçinin mahsulü, arpası, buğdayı, yulafı, mısırı neredeyse yerinde sayıyor.

Çiftçiden alırken kepçeyle alıyorsunuz, verirken çay kaşığının ucuyla veriyorsunuz.

2002 yılında 1 litre mazot 1 lira 10 kuruştu,

2012 yılında 1 litre mazot 3 lira 93 kuruştu,

2022 yılında 1 litre mazot 17 lira 36 kuruştu,

Seçimlerin hemen sonrasında mazot 19 lira 36 kuruştu seçimin üzerinden tam 1 yıl geçti ve bugün mazot ortalama 42 lira seçimden bu yana yüzde %100’den daha fazla zam geldi.

Buradan çiftçilerimize soruyorum aldıklarınıza %100’den fazla zam yapan iktidar sattıklarınıza da %100’den fazla zam yapıyor mu? Eğer cevabınız hayır ise hesabını sormak alın teriniz kadar hakkınızdır.

Buğdaya zam yok, arpaya zam yok, çiğ süte zam yok denecek kadar az ama motorine, ilaca, gübreye yüzde %100’den fazla zam.

Zamlar çiftçilerimizin belini büktü üstüne birde yurt geneli bir kuraklık var kışın kar yağmadı yağmur yok, ekinler bir karışken başağa yöneliyor değerli arkadaşlar sorarım size hal böyleyken halkı sofrasına ne koyacak. Ekmek nasıl olacak?

Çiftçilerimizin tarımsal destekleme ödemeleri hasat sonrası değil hasat öncesi yapılsın.

Çiftçi kayıt sistemine bağlı çiftçilerimizin aldıkları mazotun vergisi hafifletilsin.

Bir memleketin köylüsü ağlarken şehirlisinin yüzü gülmez beli doğrulmaz.

Kurban Bayramı yaklaşıyor hayvan üreticilerimiz daha hayvanını satmadan yem şirketlerine olan borçlarından dolayı banka senetleri kapıya yığılmış durumda.

Üreticilerimiz 1 torba süt yemini ortalama 600 liraya, 1 torba besi yemini ortalama 550 liraya, 1 torba gübreyi Tarım Kredi Kooperatiflerinde 675 lira alırken,

1 Torba buğdayı 400 lira, 1 litre çiğ sütü kooperatiflere 14 liraya satıyor, 2 yıl önce 200 bin lira olan traktör bugün 2 milyon lira.

Üretici de tüketici de çaresiz.

Başka bir sorun ise çiftçilerimizin TMO sorunu geçen yıl çiftçilerimiz TMO’nun kapısında kuyruk oldu randevu sistemine bu yıl bir çözüm getirilmeli geçen yıl yaşanan sorunlar tekrar yaşanmamalı,

TMO deposu olmayan, mahsulünü koyacak ve koruyacak yeri olmayan çiftçilerimizin ürünlerini piyasadan daha aşağı fiyatlara tüccara satmak mecburiyetinde bırakmamalı.

Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir