Paylaş
Emek Partisi (EMEP) Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Arzu Erkan 6 Şubat depremlerinin yıldönümünde açıklama gerçekleştirdi. Erkan açıklamasında Tahir Büyükakın’ın Kocaeli’deki yapı stokuna ilişkin yaptığı açıklamayı hatırlatarak “20 yılda yapmadığınızı 5 yılda mı yapacaksınız?” diye tepki gösterdi.
Kahramanmaraş merkezli, resmi rakamlara göre 54 bin yurttaşın yaşamını yitirdiği, ailelerin hala kayıplarının akıbetini sorduğu, 6 Şubat depremlerinin üzerinden bir yıl geçti. “Depremde yaşamını yitiren tüm yurttaşlarımızı saygıyla anıyor, kederli ailelerine başsağlığı ve sabır diliyorum” diyen EMEP Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Arzu Erkan, “Biz, bilim insanlarının uyarılarına rağmen alınmayan önlemler nedeniyle bir doğal afet olan depremin nasıl bir felakete dönüştüğünü/dönüştürüldüğünü, 17 Ağustos 1999 depreminden biliyoruz. Acısını hala yüreğimizde taşıdığımız 99 depreminde, bu kentte resmi rakamlara göre 18 bin yurttaşımızı kaybettik. Maalesef ki, Kocaeli için hala deprem tehlikesi ortadan kalkmış değil. Beklenen Marmara depreminden de doğrudan etkilenecek kentlerin başında geliyoruz” dedi.
“DEPREM DİRENÇLİ BİR KOCAELİ”
“Emek Kenti Kocaeli için yola çıktığımız günden bugüne birinci önceliğimizin, bu kentin en acil, en yakıcı sorununun ‘Deprem dirençli bir Kocaeli’ yaratmak olduğunun altını çiziyoruz” diyen Erkan, “Geçtiğimiz günlerde, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, konuya ilişkin çelişkilerle dolu, soru işaretleri ile dolu bir açıklama yaptı. Büyükakın’a göre; ‘Deprem dirençli şehir Kocaeli’ için bir yenilenme fırsatı! Büyükakın’ın açıklamasına göre; kent genelinde farklı kat yüksekliklerine sahip toplam 315 bin civarında bina var. Bu binaların yarısından fazlası 1999 depremi öncesinde yapılmış. Yani bu kentteki binaların yarısından fazlası deprem görmüş! Büyükakın 99 öncesi yapılan binaların tamamının taramasının yapıldığını söylüyor. ‘1999 öncesi yapılan tüm binaların, toplamda ise 200 bin binanın taraması yapıldı’ ifadesinden ne anlamamız gerekiyor? Burada bitirilen nedir? Binaların envanteri mi, deprem dayanım testleri mi? Yani tüm binalardan karot numunesi alınarak, deprem performans analizleri ve zemin etütleri yapıldı mı? Bunu mu anlamalıyız?” diye sordu.
“GERÇEK KOCAELİ HALKI İLE PAYLAŞILSIN”
Gerçeklerin Kocaeli halkı ile paylaşılması gerektiğini belirten Erkan, “Açıklamada yapı envanter çalışmasının İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) ile birlikte yapıldığını ve tüm ülkeye örnek teşkil ettiği ifade ediliyor. İMO’nun yapılan çalışmaya ilişkin değerlendirmesi ise sadece bina yaşı, kat sayısı, ruhsat durumu gibi zaten bina sahiplerinin bildiği istatistiki bir çalışma olduğu, binanın deprem dayanımı ile ilgili olmadığı şeklinde. İMO altını çize çize çalışmanın sadece envanter belirleme ile sınırlı olduğunu, gerçek bir performans analizinin 1 bina için en az 1 ay süreceğini söylüyor. Yaptığınız açıklamada bu gerçeği Kocaeli halkı ile paylaşmanız gerekmez miydi? Ortada bina sahiplerinin zaten bildiği, istatistiki verilerin toplandığı bir çalışma var, ötesini iddia etmek sadece ve sadece halkı yanıltmak olur” dedi.
“90 GÜN İÇİNDE YIKILMASI ZORUNLU”
“Açıklama ile kastedilen, kentteki tüm binaların yarısından fazlasının riskli olduğu mudur?” diyen Erkan, “Öyleyse, 20 yıldır neden tek bir adım atmadınız? ‘Ben sadece bir dönemdir kenti yönetiyorum’ diyerek bu sorumluluğu üstünüzden atamazsınız! Açıklamada ‘Riskli alanlar yönetmeliği çerçevesinde riskli binaların taraması tamamlandı” ifadesi kullanılmış. Lakin bu adla bir yönetmelik yok! Sözü edilen 6306 sayılı ‘Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’ ise bu kanunda ‘Riskli yapı’, ‘Riskli alan’ tanımlamaları var. Eğer kanuna göre bir bina ile ilgili rapor hazırlanmış ve o bina riskli olarak belirlenmişse 90 gün içerisinde yıkılması zorunlu” diye konuştu.
“DEPREM DİRENÇLİ BİR KOCAELİ İÇİN BİRLEŞELİM”
“Kenti yönetenlerin, kentteki binaların yarısından fazlasının yıkılıp yapılacağını, 20 yılda yapmadıklarının, önümüzdeki 5 yıl içerisinde yapacaklarını iddia etmeleri gerçekçi değildir” diyen Erkan, “6306 sayılı kanunda son yapılan değişiklikle üzerinde yapılaşma olan arazilerinde “Rezerv Alan” olarak belirlenmesi yetkisi, Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü’ne verildi. Emekçilerin tapulu evinin tek bir kararla rezerv alan olarak belirlenip yıkılmasının önü açıldı. Üstelik yurttaşın itiraz yolları da kapatıldı. Kentsel yenilenme ve fırsat diyerek, rezerv alan belirleyip halkın tapusuna el mi koyacaksınız?  Ya da halkı fahiş rakamlarla borçlandıracak mısınız? Bütün bir şehri kar ve rantın paylaşım alanı olarak görenler elbette ki yenilenmeyi fırsat olarak adlandırırlar! Tüm belediye kaynaklarının halkın, emekçilerin yararına, onların ihtiyaçlarını gözeterek harcanması emekten, halktan yana bir belediyecilik anlayışı ile mümkündür! Rantçı değil emekten yana bir yerel yönetim bizimle mümkün! Deprem dirençli bir Kocaeli için birleşelim” dedi.

Haber

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.