Paylaş

Konuşmaya yazmaya çekindiğimiz konuların başında gelir fuhuş meselesi!

Birazcık toplumsal gerçeklerden bahsetsen, sebep sonuç ilişkileri kursan, nereden biliyorsun? Derler!

Kitlenir kalırsın.

***

Halbuki gözümüzün önünde yaşanır her şey, hem de bize rağmen değil! Bizimle beraber.

        ***

Bende bir şeyler yazacağım ve öyle Arkadaşlarımdan duydum, gazeteden gördüm, sosyal medyada karşıma çıktı ayağı yaparak değil.

Kendi gözlemlerimden, ve sadece birini!

***

Önce şunu belirteyim, fuhuş sorunun kendisi değil, yansımasıdır!

Yani sebep değil sonuçtur!

Olayın giriş bölümünde çokça ekonomik sebepler ve dağınık aile yapıları vardır.

Birde!

Talepleri, arzuları, beklentileri ve hayalleri olan, ama!

Bunları gerçekleştirecek ailesi, arkası, tahsili, işi, mesleği “umudu” olmayan, zengin yaşama, güzel yaşama, lüks yaşama özenen!

Özendirilen kızlar!

***

Son 15 yılda hızla artan, ahlaki değerlerimize aykırı, gerçek hayat ile ilgisi olmayan, lüks yaşama, kolay yaşama özendiren diziler bile daha suçludur!

Bu kızları kandıran kötü yola düşüren ve düştükten sonra sömürenlerden!

***

Sokağa çıkma yasağının ilk günleri idi, iş yerimden merkez bankasına doğru yürüyordum, her gün birkaç kez yaptığım gibi…

Tanıdıklara selam vere vere…

  • Bakar mısınız dedi!

Baktım.

Kıvamında makyajlı, bakımlı, güzel giyimli 2 güzel ve masum yüzlü kız duruyordu karşımda!

23 yıldır İzmit’in ticari ve sosyal hayatında etkin biri olduğum, benim onları onların da beni tanıması için onlarca sebep olduğu için garipsemedim.

Evde bunalıp süslenip püslenip atmışlar kendilerini sokağa, eee onlarında hakkı, gençler nihayetinde, acaba üniversitemizin hangi bölümden öğrenciler, bana ne danışacaklar, ne söyleyecekler diye düşünerek ve gülümseyerek…

Efendim kızlar dedim!

  • İstersen birlikte vakit geçirebiliriz dedi biri, arkadaş bulabilirsen 4 lü de takılabiliriz dedi!
  • Evin varsa geliriz, yoksa bizim eve de gidebiliriz dedi!

Güpe gündüz!

Öyle utanacak, panik yapacak eli ayağına dolanacak biri olmadığım halde, resmen gözüme ağrı girdi!

Bu tür işleri nedense hep yabancı uyruklu kızlara yakıştırmış biri olarak “ki bu düşünce de çok sakat bir düşünce”  çok canım sıkıldı bu davete, davet sahibini de hiç suçlamadan.

Teşekkür ederim kızlar!

Size iyi günler dilerim, dedim saygılı ve nazik bir ifade ile!

Tam yarım adım atmıştım ki! Keyfimizden değil, birikmiş faturalarımız var dolap tamtakır para lazım dedi.

Onlara yaklaşırken azıcık hissetseydim, azıcık benzetseydim bu işleri yapan kızlar olabileceklerini!

Hazırlıklı gelmiş olurdum!

En azından belki biraz para verirdim bu sözden sonra “zekatıma mahsuben” ayağıma gelmiş bu sevap fırsatını tepmezdim, öyle masum yüzleri vardı, ama öyle hazırlıksız yakalanmıştım ki, yapamadım.

Ben ki, küçücük sevaplarını duvarlara bile yazan kocaman günahlarını gizleyen.

Hamdolsun bu günü de zararda kapatmadım sözünü davul zurna ile duyurup, zararda kapattığım günler güneş batmadan uyuyan, bilmediği günah kalmayan biri olarak, o panikle tramvay caddesine atıp kendimi, hızlı adımlarla dönmüştüm iş yerime.

***

Öyle ya! Benim satacak tonerlerim, yazıcılarım vardı, onların yoktu!

Umarım, başlarını ağrıtmayacak, kendilerine kötülük yapmayacak, istedikleri parayı veren birilerini bulup ihtiyaçlarını karşılamışlardır diye geçti içimden!

***

Öyle empati yapmadan, neden bu işe mecbur kalmış, hayat şartları bu gencecik yaşta onları tanımadıkları birilerine bu teklifleri yapmaya mecbur etmiş diye düşünmeden suçlama hadsizliği yapacak, namusluluk edebiyatı yapacak biri değilim.

Allah karşılarına iyilikler çıkartsın diye geçirdim içimden.

***

Ve neredeyse her gün başka bir yerel gazetemizde FUHUŞ iyice azıttı, sosyal medyada alenen pazarlıklar yapılıyor, KİM DUR DİYECEK diye manşetlere denk geliyorum.

İçimden çok şey geçiyor da, sadece şunu söyleyeyim!

İşi gücü olan, umudu olan, ihtiyaçlarını karşılayabilen, sadece para değil sevgi eksikliği hissetmeyen, kimseye muhtaç olmayan ve o güzellikte hiçbir kız!

Öyle ya! Bu işleri yapabilmek için güzel ve alımlı olmaları lazım!

Rakam ne olursa olsun, tanımadığı, sevmediği, hırlımı hırsız mı olduğu belli olmayan, sırf para için hiç kimse ile değil gece geçirmek, kendisine dokunmasına bile izin vermez.

Sorun ile değil, sebepleri ile meşgul olursak, sorunların varlığını kabul edersek, çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği için daha doğru olur.

Dur demeyle durmaz bu işler!

Salı günümüz de mübarek olsun inşallah.  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir