Paylaş

Eski sevgilisini öldürüp cezaevine giren birinin 14 Şubat sevgililer gününde açık görüşten faydalanıp yeni sevgilisi ile görüşebildiğini!


Terör suçlarından yatan birinin 19 Mayıs, 23 Nisan gibi Milli Bayramlarda yapılan açık görüşten faydalanabildiğini!

Dinsiz birinin Dini Bayramlarda ki açık görüş ve esnekliklerden faydalanabildiğini!

Söylesem!

                                               ***
         Fazla sorun çıkartmayanların, 1 tanesi açık görüş olmak üzere ayda bir kaç kez ismini bildirdiği yakınları ile görüşebildiğini!

Hatta!

İyi hali olanların “eşi ile kapalı görüş” imkanı olduğunu!

Söylesem!

                                                        ***
         Meğer dünyanın en lüks en modern en medeni ve bedava oteliymiş cezaevlerimiz!

         Af ile çıkan bir kader mahkumu ile yaptığım sohbet arasında, dışarıda aradığını bulamayanlar için oradaki ortam ve imkanların daha cazip olduğu bile oluyormuş!


         Burada ki konfor çoğu evde yok! Sırf burada ki konfor için bile suç işlerim diyen, suçkoliklerin sayısı az değilmiş!

                                                        ***
         Düşün ki Lig TV varmış!

Hastalanana anında doktor, anında ilaç, 1. Derece yakınlarının cenazesine savcılık izniyle gitme imkanı varmış.

         Golf, Snowboard, Kriket ve tüplü dalış gibi ultra zenginlerin sporları hariç pek çok spor dalı imkanı varmış…

         Ne bileyim, futbol, voleybol, basketbol, fitnes, masa tenisi, resim yapma, gazete kitap okuma imkanı varmış…
Varmış ta varmış…
                                                        ***
         Peki ne yokmuş?

         Aç kalma yokmuş, kötü muamele yokmuş, fatura derdi yokmuş, KDV verdi stopaj SGK derdi yokmuş, maaş yetmiyor derdi, ısınma derdi yokmuş!

         Dışarıdakilere duyulan özlem dışında öyle dünyalık fazla dert tasa yokmuş…

         En nihayetinde cezaevi!
                                                        ***
         Yani cezaevlerimiz en son izlediğimiz Tatar Ramazan gibi, uçurtmayı vurmasınlar gibi değilmiş!         Yatıp çıkanların dediğine göre alışan biri cezaevine geri dönmekten korkmazmış, hatta!

         Dışarıda biraz işlerim var halledip gelicem diye çıkan bile olurmuş!

                                                        ***

         Ceza evlerinde durumu en zor, şartları en ağır olanlar, hatta güvenlik riskli olanlar, infaz koruma memurlarıymış!


         Yenilerde çıkmış bir eski hükümlünün, ben çocuğumun infaz koruma olmasını istemem demesine ayrıca şok oldum!!!

Sohbet bitince düşündüm!

Bizde diyoruz ki vay efendim suç oranları artıyor da, bu millet tutuklanmaktan korkmuyor mu da!

Ne olacak bizim halimiz de…

***

Hani bir havayolu reklamında, uçağa binmekten korkan bir amcanın bindikten sonra uçak inince, burada ki konfor başka yerde yok deyip inmek istememesi gibi bir durum.
         Ben dinleyince şok oldum, valla dışarıda ki hayat içeride ki hayattan çok çok daha zor!

Ben sadece cezalar caydırıcı değil sanıyordum, meğer cezaevleri de caydırıcı değilmiş!

Bari içerden çıkanlardan rica etsinler de orada ki imkanları herkese anlatmasınlar, yoksa…

Allah muhafaza işin içinden çıkamayız.

Tengri hepimizi menen inşallah.

Selam ve dua ile.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir